Futbolun Gücü Adına!

Sormak İstediğin?   Paylaşmak İstediğin?  


Twitter'da erdemlifutbol'u takip etmek için:



    *

    Spor Medyası Üzerine

    Öncelikle okul-iş hayatımı özetlercesine bir giriş yapıp gelişen olayları yavaştan anlatayım…

    Lisede ‘Bilişim Teknolojileri’ bölümünü bitirmiştim. Ardından son yıl gördüğüm stajın arkasından kendime bu işi isteyip istemediğimi sormuştum. Net olarak işi istemediğime karar verdim. Benim için gençlik dönemimde verdiğim en büyük kararlardan birisiydi. Çünkü direkt olarak geleceğimi etkileyecekti.

    Çocukluğumdan süregelen futbol aşkını işimle birleştirmek istedim. Nasılsa her gün takip ediyorum ve sürekli futbol konuşup/oynuyorum dedim. Bunun üzerine üniversitede Medya ve İletişim bölümü okuyup mezun oldum.

    Bende var olan bilginin yanına biraz daha teknik bilgi kattım. Şimdi ise bu bilgileri kullanabileceğim ve gerçekten işimi yapmama olanak sağlayacak yer ile görüşmekteyim. Olur mu, olmaz mı? Bilemem. Ancak bir şeyden eminim, çizdiğim rotadan hiç sapmadım ve sapmadan da devam edeceğim.

    Bana göre hayat riskten ibaret, ben de bu riski göze aldım.

    Şimdi gelelim asıl bahsetmek istediğim olaya…

    Geçtiğimiz günlerde ismini vermeyeceğim bir internet haberciliği yapan spor firmasının ilanını gördüm. İlanda ise klasik “Bizimle çalışacak stajyer takım arkadaşı arıyoruz.” Yazıyor ve gerekliliklerden bahsediliyordu.  Biraz aşağı inip yorumlara göz atmak istedim…

    Dikkatimi çeken bir yorum vardı. İsmini vermeyeceğim kişi herhangi bir üniversitede ‘Endüstri Mühendisliği’ bölümünü okuduğundan bahsetmiş ve sözlerine eklemiş; “Dediğiniz programları bilmem ama birebir insanlarla iletişim kurabilme yeteneğim üst düzeydedir ve spor ile son derece ilgiliyim.

    Güler misin ağlar mısın?

    Ben ve benim gibi hayatına yön vermiş, bu tutkuyu mesleğe dönüştürmek isteyip bunun gereklilikleri adına ne gerekiyorsa yapmış kişiler olarak böyle insanların var olduğundan ne yazık ki haberdarız. Çünkü dışarıdan ne kadar kolay gözüküyor bilemem ama bu kadar kolay olmamalı.

    İster mühendis ol ister imam, her ne olursan. Bu kadar kolay olmamalı!

    Çalışma saatlerinden ve iş ortamından bi’ haber, herkesin gözünde kolayca yapılabilecek bir iş gibi gözüküyor ne yazık ki.

    İşin garip tarafı biz (medya çalışanları/zamanî köleler) kalkıp mühendisin mesleğine karışmıyor onun yolunu kesmiyoruz. Ama elin mühendisi gelip bizim önümüzü rahatça kesebileceğini düşünüp, inanıyor.

    Eskiden bir meslek olarak bilinmese de medya artık bir meslek.

    Duymayanlara, duyurulur!

    — 2 ay önce
    #spor  #medya  #erdemtekinel 

    Futbol Extra / Temmuz

    Syf. 104 | 105 | 106 | 107

    — 2 ay önce
    #futbolextra  #temmuz  #şampiyon  #erdemtekinel 
    Tarihin Unutulmaz Sayfaları

    YA ÇIKARSA?

    Şimdiye kadar onlarca ya da yüzlerce Dünya Kupası hakkında yazılar okudunuz ve çiziler gördünüz. Ancak biraz sonra okuyacaklarınız ülkesi ya da futbolu küçük olan insanların kurduğu hayallerin nasıl büyüdüğüyle ilgilidir, tıpkı şuan okuduğunuz birkaç kelimenin birleşip bir cümleyi oluşturması gibi…

    KOSTA RİKA

    Tabii ki en büyük parantezi Brezilya’ya samba yapmaya gelen Kosta Rikalılara açmak lazım. İspanyolca olarak “Zengin Kıyılar” anlamına gelen ülke adını görülen o ki 2014 Dünya Kupası’na saklamış, çünkü ülkenin en büyük zenginliği “futbol” olmak üzere…

    İlki 1990 yılında olmak üzere, harikalar yarattığımız 2002 ve 2006 yılında Dünya Kupası’na toplamda 3 kez katılma hakkı kazanmıştır. Tarihlerinde en farklı galibiyeti 12-0 ile 1946 yılında Porto Riko’ya karşı alırken, en farklı mağlubiyeti ise 7-0 skoruyla 1975 yılında Meksika karşısında almıştır.

    2014 Dünya Kupası’ndan önce ise Kuzey Amerika Elemeleri’ne katılan Kosta Rika, ABD, Meksika, Honduras, Panama ve Jamaika’nın bulunduğu gruptan 18 puan çıkartarak 22 puanla lider olan ABD’nin arkasından Brezilya biletini cebine koymuştur.

    Azim ve büyük çaba göstererek geldikleri 2014 Dünya Kupası’nda ise Kolombiyalı teknik direktör Jorge Luis Pinto önderliğinde, önce Uruguay’ı 3-1 gibi üstün bir skorla geçip herkesi kendine hayran bırakan Kosta Rika grubun ikinci karşılaşmasında favori takım İtalya’yı 1-0’la geçip gruptan çıkmayı garantiledi.

    1948 yılında bir ilke imza atıp orduyu dağıtan zamanın devlet başkanı José Figueres Ferrer, orduya harcanan parayı eğitime ve ülkenin çeşitli giderlerine dağıttı. Ülke 1948 yılından beri ordusuz olarak yaşamına devam ediyor. E, Haliyle ülke vatandaşları olan milli futbolcular ise çocuklarına ya da torunlarına askerlik anılarını anlatamayacak, bunun yerine bu yıl Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda atabildikleri her adımı gözleri dolarak anlatacak belki de…

    Uruguay – Kosta Rika

    Yıllar sonra Dünya Kupası’na katılmanın heyecanı ile ayaklarının birbirine dolandığı futbolcuları görmek yerine tüm futbolseverler sahada 11 cesur adamı izledi.

    Dakikalar 24’ü gösterirken tutkulu başlayan mücadeleye Edinson Cavani’nin penaltı gölü girince Kosta Rikalılar sarsıldı biraz. İlk yarıyı da 1-0 geride kapattılar. Ancak sahada varlıklarını hep gösterip, rakibe bol şutlar ile korku saldılar.

    İkinci yarıya ise devre arasında söz sahibi olan takımın teknik direktörü Jorge damga vurmuş olacak ki 54. dakikada Joell Campell, 58. dakikada Oscar Duarte peş peşe iki gol atarak takımı mağlup durumdan galip duruma getirmeyi başardı.

    Özellikle takımın genç yıldızı sayılan bonservisi Arsenal’in elinde bulunan Joell Campbell uzaktan attığı sert şutlar ve savunma arkasına yaptığı koşular ile “bir forvet oyuncusu nasıl olmalı?” sorusunun cevabını verdi.

    Bazen geri çekildi bazen hücum hattını kuvvetlendirdi ancak hiçbir zaman küçük bir takım gibi oynamadı küçük ülkenin büyük takımı Kosta Rika.

    Zaman ilerledi ve 84. Dakikaya ulaştığımızda sahneye bir kez daha çıkan Joell Campbell bu kez Marco Urena’ya asist yaptı ve karşılaşma 1-3 sona erdi ve Kosta Rika ekibi %44 topla oynamaya karşın 13 şut ile istediğini fazlasıyla aldı.

    İtalya – Kosta Rika

    Uruguay sınavını başarıyla geçen Kosta Rika öğrencileri bu kez tam anlamıyla grubun final karşılaşmasına çıkıyordu. Bu sefer rakipleri Uruguay’dan da üstün oyuncularla donatılmış, savunmadan ödün vermeyen ve ilk karşılaşmasında İngiltere’yi 3-2 mağlup edebilen İtalya’yı karşılarına alıyorlardı…

    Maç belki beklenildiği gibi İtalya’nın baskısıyla başlamasa da dakikalar ilerledikçe baskı giderek arttı. Balotelli her ne kadar savunma arkasına sarkmaya çalışsa da bir türlü topla buluşamadı, buluştuğunda da değerlendiremedi. Savunmadan ödün vermeyen ve rakibin savunma zaafını sinsice bekleyen gök mavililere karşın Kosta Rika ufak tefek kaçamaklar ile İtalya içerisine sızmaya çalışıyordu.

    Durum bu şekilde devam ederken takımın asıl yıldızı ve en değerli oyuncusu olan bonservisi Fulham takımında bulunan Bryan Ruiz, 44. dakikada İtalya’yı şoka soktu ve ilk yarıyı Kosta Rika 0-1 önde kapattı.

    İkinci yarıya skoru korumak, en kötü beraberlikle stattan ayrılmak isteyen Kosta Rika durgun oyunuyla bunu oldukça belli etti. İlk yarıda ara ara baskısını arttıran İtalya adeta kupa elden gidermiş gibi ikinci yarıda oyunu rakip sahaya yıktı ancak skor açısından başarılı olamadı ve karşılaşmadan 0-1 galip ayrılan Kosta Rika, Uruguay karşılaşmasında alınan 3 puanın tesadüf olmadığını gösterdi adeta.%39 topla oynamaya karşın 11 şut ile sahada kalan Kosta Rika bir rüyayı gerçekleştirdi ve 6 puana ulaştı.

    Kosta Rika – İngiltere

    Evet, rüya gibi demiştik. Tarih yazan Kosta Rika böylesine zor gruptan çıkmayı garantileyip İngiltere ile liderlik maçına çıkıyordu.

    İngilizlerin hızlı gençleri son maçta galibiyet alıp Dünya Kupası’na öyle veda etmek istiyordu. Ancak son iki maçından galibiyet alan Kosta Rika yüreğinin karşısında işleri oldukça zordu.

    İlk yarı başladığı gibi bitti. İki takım da olabildiğince saldırgan ve bir o kadar yırtıcı oynamaya çalışıyordu. Akın akın gelen İngiliz atakları Kosta Rikalılar tarafından savruluyordu.

    İkinci yarı da aynı düzeyde devam ediyor, ancak bu sefer Kosta Rika da yüklenmeye başlıyordu. Sert ayakların bir türlü kaleyi tutturamaması Kosta Rika’nın yüzünü güldürmüyordu. İngiltere’nin teknik ayaklarının bitiricilik ile tanışmaması ise tam bir facia gibi gözüküyordu.

    Maç başladığı gibi sonlandı. Dünya Kupası’nın “ölüm grubu” denilen gruptan 1 puan farkla Kosta Rika lider çıkmayı garantiledi. Aynı zamanda 0-0 biten karşılaşma 2014 Dünya Kupası’nın golsüz kapanan ilk maçı olarak tarihe geçti.

    CEZAYİR

    Cezayir, Kosta Rika’ya göre daha büyük bir ülke, ancak futbol konusunda Kosta Rika’dan tecrübeli olsa da gelişmişlik olarak aralarında pek bir fark yok da denilebilir. Umut dolu gözlerle yaşatılan, Kuzey Afrika’nın en büyük ülkesi.

    Cezayir için söylenebilecek şeylerden biri de kimsenin hatırlamayacağı ve hiç kimsenin şans dahi vermediği bir yapıya bürünmüş takımının beklenmedik bir anda ufak sürprizler ile halkının sesini tüm dünyaya duyurabilecek kapasitede olması. Cezayir, her ne kadar Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlarda yer almayacak olsa da taraftarı her zaman arkasında, tıpkı bizim gibi.

    İlk sürprizini 1982 yılında yapıp Dünya Kupasına katılmış ve daha sonra 1986 ve 2010 yılı olmak üzere tarihinde Kosta Rika gibi 3 kez Dünya Kupası görmüştür. Tarihinde en farklı galibiyetini 15-1 skoruyla Güney Yemen takımına karşı alırken, en farklı mağlubiyetini ise Doğu Almanya karşısında 5-0’lık skorla almıştır.

    Bu yıl 4. kez katıldığı Dünya Kupası öncesinde Afrika Elemeleri’nde Mali, Benin ve Ruanda takımlarının bulduğu H grubundan 15 puan ve 9 averaj ile grubu lider tamamlamıştır.

    Vahid Halilhodzic önderliğinde bulundukları grupta kendi takımlarına göre her ne kadar düşük düzeyde takımlar bulunsa da ipleri elden bırakmamış ve alabilecekleri her puanı hanesine yazdırarak büyük başarı göstermiştir. Dünya Kupası’nda ise yine H grubuna düşmüş ve bu sefer tüm ülkenin beklediği gibi daha zor ekipler grupta yer almıştır. Belçika, Rusya ve Güney Kore ile eşleşen Cezayir, önce Belçika’ya 2-1 mağlup olsa da ikinci karşılaşmasında Güney Kore’ye adeta şov yapıp 4-2 galibiyet ile 3 puanı almayı bilmiştir. Grupta 1 puanı bulunan Rusya ile final maçına çıkacaktır.

    Kosta Rika öylesine zor bir gruptan çıkmayı garantilemiş ve tüm dünya buna tanıklık etmişken Cezayir’in de bu gruptan çıkması hiç de sürpriz olmayacak gibi.

    Belçika – Cezayir

    Büyük potansiyeli bulunan genç çocukların karşısında ne yapacağı henüz belli olmayan Cezayir.

    Belçika’nın hızlı kanatlarının Cezayir savunmasını tedirgin ederek başlayan mücadelede dakikalar 24’ü gösterirken kazanılan penaltıyı gole çeviren Cezayir’in yıldızı Feghouli takımı ve taraftarı açılış mücadelesinde ateşlemeyi başarmıştı.

    Golün ardından ilerleyen dakikalarda Belçika teknik direktörü Marc Wilmots sürpriz iki değişikliği erken bir şekilde yaparak gidişatı değiştirmek istedi. Bunun üzerine oyuna sonradan giren Fellaini 70. dakikada eşitliği sağlarken, yine oyuna sonradan dâhil olan Mertens 80. dakikada Belçika’nın Dünya Kupası’na “merhaba” dediği golü kaydetti ve karşılaşmadan 2-1 galibiyetle ayrıldı.

    %33 topla oynama istatistiğine ulaşan Cezayir, rakibinin 17 şutuna karşın sadece 3 şut çekebilmiş ve 1’ini de gol yapmıştı.

    İlk maçı tahmini olarak kâğıda mağlubiyet olarak işleyen Cezayir beklediğini bulmuş ancak kaydettikleri gol ile de umut ışığını söndürmemişti.

    Güney Kore – Cezayir

    İlk maçta mağlup olan Cezayir hala var olan umutlarını devam ettiriyor müthiş bir motivasyon ile Güney Kore karşısındaki yerini alıyordu.

    26,28 ve 38. dakikalarda gelen goller ile zevksiz başlayan mücadele bir anda herkesi kendine çekmiş izleyici sayısını da bir hayli arttırmıştı. Cezayir rüyada gibiydi, 3-0 önde olmanın sevinciyle rölanti oyun anlayışına dönüverdi.

    Cezayir adına iyi, Güney Kore adına kötü bir ilk yarının ardından 50. Dakikada durum 3-1’e gelmiş ve farklı skor avantajının vermiş olduğu rahatlığın da sonuna gelinmiş durumdaydı. Bu durumdan 12 dakika sonra takımın değerlilerinden biri sayılan Granada oyuncusu Brahimi durumu 4-1’e getirmiş ve adeta fişi çekmişti.

    4-1’in ardından oyun tam anlamıyla önce meydan savaşına dönmüş ardından ise bir o kaleye bir bu kaleye giden zevkli bir mücadele haline gelmişti. Sanki kupaya veda etmek üzere gibi oynayan Cezayir maçı elden bırakmıyor, Güney Kore ise kanında bulunan savaşçı ruhu son dakikaya kadar götürmek istiyordu.

    73. dakikada gelen Güney Kore golünün ardından maç 4-2 Cezayir’in üstünlüğüyle tamamlandı ve 32 yıl sonra Cezayir uluslararası dev bir organizasyonda galibiyeti tatmıştı.

    Maç sonunda ise istatistiklerde topla oynamada %48’e ulaşan Cezayir üstünlüğü rakibe verse de şutlarda 15’e 8 gibi bir fark ile üstünlüğü ele aldı.

    Cezayir – Rusya

    Maça başlar başlamaz neyi var neyi yok ortaya koymaya başlayan Rusya, enerjisi hiç tükenmeyecekmiş gibi oynamaya ve Cezayir takımını kendi sahasına hapsetmeye başlamıştı.

    Cezayir maçtan en az 1 puan alıp Dünya Kupası adına büyük bir adım atmak istiyordu. 6. dakikada Kokorin’in yapılan ortaya harika kafasına engel olamadılar. Durum maçın hemen başında 1-0’a gelince artık Cezayirli futbolcular bu baskıyı taşımak zorundaydı.

    Akıllarında “ya tamam ya devam” cümlesi, önlerinde 1-0 yazan koca skor tablosu. Böylesine bir maçta işte şimdi neyi var neyi yok ortaya koymaya hazır olan bir Cezayir vardı.

    Her ne olduysa Halilhodzic’in öğrencileri devre arasının ardından sahaya Rusya’nın maçın hemen başındaki istekli hali gibi çıktı ve çok geçmeden dakikalar 60’ı gösterdiğinde Slimani skoru eşitledi…

    Beraberlik korkusu vardı artık Cezayir’in ayaklarında. Kramponlarının her çivisi tek tek titriyor ve tek golün her şeyi bitireceğini biliyordu Cezayir savaşçıları. Maç Halilhodzic’in istediği gibi devam etti. Dakikalar eridikçe Cezayir artık daha da strese kapılıyor ve istediklerini almaya bir o kadar yaklaşıyordu.

    Maçın hakemi çok yakından tanıdığımız Cüneyt Çakır bitiş düdüğünü çaldığında skor tabelasında 1-1 yazsa da Cezayir halkı sevinçten havalara uçuyordu.

    Çünkü artık bir rüya daha gerçekleşmişti.

    — 2 ay önce
    #Dünya Kupası  #2014 Dünya Kupası  #World Cup  #Kosta Rika  #Cezayir 

    Final maçı infografiği.

    — 4 ay önce
    #infografik  #barcelona  #atleticomadrid  #laliga